Kahve üretimi Antalya’da başladı

yaşar dağtekin – kahve meyvesi

Uzun yıllar Almanya’da yaşayan Yaşar Dağtekin, son 15 yıldır Gazipaşa’nın Yakacık Mahallesi’nde tropik meyve yetiştiriciliği üzerine planlı çalışmalar yapıyor. Yaşar Dağtekin, açık arazide avokado, ejder meyvesi, licthi, pasiflora, mango, papaya, longan gibi sıcak iklim meyvelerini başarıyla yetiştirmektedir. BATEM (Batı Akdeniz Tarımsal Araştırmalar Merkezi Enstitüsü) ve Akdeniz Üni. Ziraat Fak. ile birlikte tropik/subtropik meyve üretimi gerçekleştiren Yaşar Dağtekin son olarak kahve ağacından ürün elde etmeyi başardı.

Yaşar Dağtekin, 2005’te Gazipaşa’ya yerleştim. Tropik meyvelerden avokado, muz yetiştirmekle çiftçiliğe başladım. Benim kahve ağacına zaafım vardı. Anaç bulup kahve fidesi yetiştirdim ve üretip çoğaltmaya başladım. İlk başlarda zor oldu ama tekniğini öğrenince yeni fideler çimlendirip çoğaltmaya başladım. Şimdi ekilmiş 50-60 fide ve ağacım var. Ayrıca serada deneme amaçlı diktiğim fideler var. Kahve ağaçlarım dışarıda, Yakacık ikliminin Aralık-Şubat ayları arasında biraz soğuk; dallar ve yapraklara soğuk zarar veriyor, ama yarı kapalı serada muazzam başarı elde ettim. Hem verim yüksek hem ağaç zarar görmüyor. Akdeniz Üniversitesi bu konuda rapor hazırladı.

yaşar dağtekin – kahve meyvesi

Kahve meyvesinin hasat zamanı: “Kabuğu kiraz kırmızı rengini alınca toplanması gerekiyor. Bir taraftan da çiçeklenme başladı. Bugünlerde tamamıyla toplamamız gerekiyor. 10’un üzerinde meyve veren ağacım var. Bir fide 3 yaşından itibaren meyve vermeye başlar. Bir ağaçtan 2-3 kilogram meyve alırsak büyük başarı. Bizim bahçemizdeki ağaçlardan 20 kilogram ürün hasat ettim. Kahve meyvesi toplandıktan sonra kabuğundan ayrılması için 2-3 günden bir haftaya kadar suda bekletilmesi gerekiyor, “Fermente oluyor. Ondan sonra kabuğundan çekirdekleri elle veya makineyle ayrılıyor. Yeşil çekirdek kahve elde etmiş oluyoruz. Yani ithal ettiğimiz kahve şeklinde üretimimiz. Bunun kavrulması gerekiyor. Türk kahvesi veya diğer kahve türleri için çeşitli kavurma teknikleri var.

Türkiye’de ilk defa kahve meyvesi üretimi yapan Yaşar Dağtekin, “Uzun sürede getirisi olmayan, emek verilmesi gereken bir şeydi ve bugün üretimde başarılı olduk. İnşallah ileride daha da iyi olacak. Türkiye’nin iklim şartları, aslında her şeyin yetişmesine müsait. Hele bu güneş, su ve toprakta yetişmeyecek hiçbir şey yok. Burada bizim yaptığımız ar-ge çalışması, deniyoruz ve üreticilere örnek olmak istiyoruz. Şu anda burada üretilen kahveleri satın alma durumu yok. Amacımız ejder meyvesinde olduğu gibi üst düzey bir tanıtım” Kahveye yatırım yapacak kişiler olursa, “Bir sera kurar, bunun ispatı burada ve inşallah o seviyelere de geleceğiz. Şu anda yatırım yapacak kişiler arıyoruz. Örneğin muza önemli teşvik veriliyor.

Kahve petrolden sonra dünyada ticareti en çok yapılan ürün. Bizde niye üretim olmasın. Tamamen ihtiyacı karşılamasa bile belirli miktarda üretilebilir ve yavaş yavaş ileride muz gibi üretimi artabiliriz”

Kahve ilk defa Etiyopya-Kaffa bölgesinde keşfedildi. Yemen’de 13. yüzyılda fırınlanan kahvenin ortaya çıkışı; bir çobanın yorgun ve uyuşuk keçilerin kahve meyvelerini yemesiyle canlanmasına dayanır. 15. yüzyılda Yavuz Sultan Selim döneminde Yemen Valisi Özdemir Paşa, kahveyi İstanbul’a getirir. Saraydaki kahveci başı, sır tutmasını bilen bilge kişiydi. Venedikli tüccarlar, 1600’lerde kahveyi İstanbul’dan Avrupa’ya götürdüler. 1645 yılında İtalya’da bir ‘kahvehane’de satılmaya başlanır.

yaşar dağtekin – kahve meyvesi


Bölgede tropik meyve türü mangonun 7 yıldır ar-ge ve fide üretimini yapan Mustafa Ezici ise “Türkiye’de kahve üretimi yok ve Yaşar beyin ar-ge projesi var. Şu anda hasat yapılıyor. Biz 7 yıl önce mangoyu başlattık ve fidesini üretip satıyoruz. Türkiye bir süre sonra mangoda Avrupa’ya ihracatçı duruma gelecek. Mango dışında litchi, longan, papaya gibi 27 çeşit tropik meyve yetişiyor. Bunlara devlet teşvik verirse özellikle orman arazilerinde zeytin ve diğer meyvelerde olduğu gibi, ciddi miktarda üretilebilir. Bunların üretimini yaygınlaşırsa Türkiye bu tropik meyvelerden kısa sürede 1 milyar doların üzerinde ihracat geliri elde edebilir. Bu durumda hem çiftçi zenginleşir, Türkiye’ye döviz girer ve ithalatı da önlemiş oluruz. Örneğin mango muzun beş katı, narenciyenin on katı para kazandırabiliyor” 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir